17 Eylül 2012 Pazartesi
14 Eylül 2012 Cuma
Sevgili'min yanından memleketin kuzeybatısına Trakya'ya....
İğneada'ya...
Hayaller hayatlar baştan yazılıyor, en sondan değişiyor
Neyin doğru neyin yanlış olduğu düşünülüyor
Sahil var, bisiklet var, tekne var
Bildiğim tek şey ne varsa var Sevgili'm yoksa huzur yok, mutluluk 700km ötede...
Gel sevgilim, geleyim sevgilim kavuşalım
Hayalleri en baştan yazalım...
31 Temmuz 2012 Salı
uzaklık sadece mesafe değil onu anladım bugün, çok utandım...
insanı sevdiğine uzak kılan mesafeler değil düşüncesizlikler...
utanmak her şeyden kötü her şeyden daha çok acı verici...
bazen bir şeyleri düşünememek, özürle kapanmayacağını bilmek...
ama ben biliyorum hep umutluyum hayat tecrübelerden oluşmuş kale, bir yaptığın hatayı birdaha yapmazsan sana en büyük hediye, her insan kendini affettirir ama kuru bir özür değil aynı hatayı birdaha tekrarlamayarak, sevmek küçük dünyanın en büyük duygusu... aşık olmak küçük şehirlerin en büyük ışığı...
sevdiğini özlemek küçük sevgilerin içindeki aşk ışığı...
beni affet beni affet çook özledim ben seni Sevgili'm...
insanı sevdiğine uzak kılan mesafeler değil, insanın ta kendisi...
özür dilerim...
Cemal Süreya'nın da dediği gibi "özlemek, ölmekten sadece iki harf fazla be çocuk"
Ümit Yaşar Oğuzcan'ın dizeleri anlatır bu özlemi...
insanı sevdiğine uzak kılan mesafeler değil düşüncesizlikler...
utanmak her şeyden kötü her şeyden daha çok acı verici...
bazen bir şeyleri düşünememek, özürle kapanmayacağını bilmek...
ama ben biliyorum hep umutluyum hayat tecrübelerden oluşmuş kale, bir yaptığın hatayı birdaha yapmazsan sana en büyük hediye, her insan kendini affettirir ama kuru bir özür değil aynı hatayı birdaha tekrarlamayarak, sevmek küçük dünyanın en büyük duygusu... aşık olmak küçük şehirlerin en büyük ışığı...
sevdiğini özlemek küçük sevgilerin içindeki aşk ışığı...
beni affet beni affet çook özledim ben seni Sevgili'm...
insanı sevdiğine uzak kılan mesafeler değil, insanın ta kendisi...
özür dilerim...
Cemal Süreya'nın da dediği gibi "özlemek, ölmekten sadece iki harf fazla be çocuk"
Ümit Yaşar Oğuzcan'ın dizeleri anlatır bu özlemi...
"İnsanlığımız özleyişlerimizle alımlı,
Yaşantımız özlemlerle güzel.
Özlemin buruk bir tadı var, hele seni özlemenin.
Bir kokusu var bütün çiçeklere değişmem.
Bir ışığı var, bir rengi var seni özlemenin, anlatılmaz."
13 Haziran 2012 Çarşamba
-plan 1-
sanırım balayı için uygun bi yer buldum bakalım beğenilecek mi :)m
atina'dan vazgeçilebilir bunun üzerine zannımca :)
sanırım balayı için uygun bi yer buldum bakalım beğenilecek mi :)m
atina'dan vazgeçilebilir bunun üzerine zannımca :)
Langkawi Adası :)
şimdilik detay bilgilerim yok ama çok güzel bi yer bence
malezya-kuala lumpur- küçük evler-doğal hayat- oteller-deniz şuanda diğer yerlere göre daha güzel daha hoş bir fikir bakalım, plan 1 güzel olacak mı?
13 Nisan 2012 Cuma
6 Nisan 2012 Cuma
iki kelime....
dert savurur rüzgar toplar çiçeğini
bak, bu senin ışığın
dallarına ay doğmuş, delice, delice zeytin
bu bahar yine gelin olacak
omuzunda yeşil bir duvak, delice, delice zeytin
bazen duyduğumuzda hiçbirşey ifade etmez, bazen bir tema olarak çıkar karşımıza, bazen bir şarkı...
şarkıları insanlara insanlar öğretir, insanların hissettiklerini yazması ne kadar güzel dersin hele insanların hislerine tercüman olması -aynen bir şiir gibi-
iki kelime bir şarkıda geçtiği an, nasıl mı?
delice zeytin
aşk güzel ediyor herşeyi...
kaşların gözlerin ne güzel, bakışın ne güzeldert savurur rüzgar toplar çiçeğini
bak, bu senin ışığın
dallarına ay doğmuş, delice, delice zeytin
bu bahar yine gelin olacak
omuzunda yeşil bir duvak, delice, delice zeytin
delice zeytin bu kadar anlamlı bir hale getirilebilir miydi?
insanın en umutsuz anında içine umut dolması böyle birşey olmalı...
vıttırı zıddık şeyler dinleneceğine, insanların duygularına duygu katan Hüsnü Arkan şarkıları, Ezginin Günlüğü dinlenilmeli...
şiirler okunmalı Cemal Süreya, Özdemir Asaf, Edip Cansever, Turgut Uyar, Orhan Veli
Tasavvuf öğrenilmeli, Şems okunmalı
Atalarımız bize yol olmalı ki, bizde bizden sonraki nesillere ışık olalım...
iki kelime...
ben iki kelime için canımı vermeye hazırdım hazırım...
ben bir tek kişiyi sevdim, iki kelime kurdum
bir cümle olmadı, benim hayatım oldu...
bana iki kelime öğretti
kaderim oldu...
ben ona tek kelime olmak istiyorum...
umut...
tek kelime olmak istiyorum
mutluluk...
bana iki kelime öğretti...
delice zeytin
31 Mart 2012 Cumartesi
uyku...
gözlerimi açtım....
etraf hiç görmediğim yeşilliklerle dolu, hiç görmediğim ağaçlar renkler, hiç güzelliğini görmediğim canlıların sesleri mi görüntüleri mi, aldığım nefes başka nefes. bir ağaç üstünde bir not...
""belki yağmura da gerek kalmazdı, insanlar bu kadar kirli olmasaydı.."
düşündürüyor beni, kimsecikler yok ama bu not...
üstümde hiç giymediğim kıyafetler, almak istediğim gömlek gibi, burnumda tatlı soluk...
kimsecikler yok hala adım atmaya mecalim yok, sanki ben yokum, üstümdeki telaşta yok, kaygıda yok, hüzünde yok, bugüne kadar boşa hüzünlenmişim gibi hayat boşa sesimi yükseltmişim, kırgınlıklarım kırdıklarım boşa..
nefes derin alınamayacak kadar tatlı, o zevki tatmak kadar güzeli olmaz olamaz gibi...
o yeşil yerlerin ucu bucağı yok, hayvanlar bir kayboluyor, sonra yeniden gülümsetiyorlar ...
bir kaç adım sonra yerde yazanlar, aklıma O geliyor...
"geleceğim, bekle dedi, gitti..
ben beklemedim, o da gelmedi.
ölüm gibi bir şey oldu..
ama kimse ölmedi."
kalbim hızla çarpıyor ama kalbim...
etraf hiç görmediğim yeşilliklerle dolu, hiç görmediğim ağaçlar renkler, hiç güzelliğini görmediğim canlıların sesleri mi görüntüleri mi, aldığım nefes başka nefes. bir ağaç üstünde bir not...
""belki yağmura da gerek kalmazdı, insanlar bu kadar kirli olmasaydı.."
düşündürüyor beni, kimsecikler yok ama bu not...
üstümde hiç giymediğim kıyafetler, almak istediğim gömlek gibi, burnumda tatlı soluk...
kimsecikler yok hala adım atmaya mecalim yok, sanki ben yokum, üstümdeki telaşta yok, kaygıda yok, hüzünde yok, bugüne kadar boşa hüzünlenmişim gibi hayat boşa sesimi yükseltmişim, kırgınlıklarım kırdıklarım boşa..
nefes derin alınamayacak kadar tatlı, o zevki tatmak kadar güzeli olmaz olamaz gibi...
o yeşil yerlerin ucu bucağı yok, hayvanlar bir kayboluyor, sonra yeniden gülümsetiyorlar ...
bir kaç adım sonra yerde yazanlar, aklıma O geliyor...
"geleceğim, bekle dedi, gitti..
ben beklemedim, o da gelmedi.
ölüm gibi bir şey oldu..
ama kimse ölmedi."
kalbim hızla çarpıyor ama kalbim...
gözlerimi açıyorum...
başucumda herkes ağlıyor gibi...
-Duyanınız var mı beni?
Ağlamak ağlamak güzel şey ama niye ağlıyorsunuz, hayat hüzünlenmeyecek kadar kısa, gülünmeyecek kadar çekilmez mi?
Zaman değerli değil mi?
Çok terledim, niye bu kadar kalabalık burası?
"geçmiş.. bakmasan da var. bakma.
gelecek.. bakarsan yok. bakma.
önüne bak."
gelecek.. bakarsan yok. bakma.
önüne bak."
şairin sözlerini yazıyorum kağıda, alın alın okuyun bunları istiyorum...
Beyazlar kirlenir, beyaz örtü kullanmadım ben hiç, kullanmakta istemiyorum, zaten sıcak burası örtmeyin...
Evet çıkartın onları dışarı, gece geç uyudum, dinlenmem gerek...
Hüzünlüyüm günlerdir, kırdığım için, yapmamam gerekenleri yaptığım için
Uyumak iyi gelir mi?
gelir dediler, sıcakta olsa uyurum ki ben...
hüzünlenmek istemiyorum gülmek, daha çok sevmek istiyorum
dışarda ağlama sesleri duymak istemiyorum...
noldu ki ağlıyorlar, üzülmesin kimseler hiç bişiye...
dün hüzünlüydüm
bugün umutlu olmak istiyorum ben
yarında
ertesi günde
beni görenin gülmesini
beni hatırlayanın tebessüm etmesini
gözlerimi açtım...
olabildiğine umut, olabildiğine güzellik
hava sıcak
evet terledim sanırım ama mecalim yok
yıkanmak iyi gelecek
sevdiklerim sevdiklerim
kırdıklarım
umutlarım
hayallerim
çabaladıklarım
aklımda aklımda
toprak soğuk
hava sıcak
yağmur kokusu
havanın mavi kokusu
ben hiç görmemiştim bu taşı
ben iyi olan ben
ben kötü olan ben
hayallerim
umutlarım
gözümü açtım...
yanımda umut
yanımda kızım
yanımda eşim
gözümü açtım
karanlık
toprak kokusu
gözümü açtım...
hayallerim
ve söz
ve söz ki umutlarım
ve söz ki sadece sen sadece sen güzel Sevgili'm
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)